Yozgat’ta TMO ve lisanslı depolarda hububat alımları randevu sistemiyle sürüyor. Önceki yıllarda dekardan ortalama 250-350 kilogram verim alınırken, bu yıl yağışların olumlu etkisiyle verimin 400-500 kilograma ulaştığı belirtildi.
Bu yıl 1 milyon 350 bin ton civarında hububat üretimi beklenen Yozgat’ta lisanslı depolar 610 bin ton, TMO ise 150 bin ton ürün muhafaza edecek. Depolama kapasitesini aşan ürünlerin ise açık alanlarda stoklanması planlanıyor.
Yozgat’ın Şefaatli ilçesinde, ürettiği buğdayın cinsi nedeniyle TMO tarafından alınmadığını belirten çiftçi Altan Kocabeyoğlu, ürününü Sarıkaya ilçesine götürmek zorunda kaldığını, bunun da nakliye maliyetini önemli ölçüde artırdığını ifade etti.
“NAKLİYE MALİYETİ İKİ KATINA ÇIKIYOR”
Kocabeyoğlu, Şefaatli’de buğday cinsine uygun alım yapılmadığını belirterek, “Sarıkaya’da alım yapıldığını öğrendik. TMO yetkilileri randevumuzu oraya aktardı. Böylece ürünümüzü teslim edebildik ancak nakliye maliyeti iki katına çıktı. Daha önce 13 bin lira civarında olan taşıma maliyeti şimdi 25-30 bin liraya ulaşıyor” dedi.
Yemlik buğdayın kilogram fiyatının 14 lira 75 kuruş olduğunu hatırlatan Kocabeyoğlu, üretim maliyetinin ise yaklaşık 16 lirayı bulduğunu söyledi. Enflasyonun da hesaba katılması halinde gerçek maliyetin 20 liranın üzerine çıktığını ifade eden Kocabeyoğlu, “Çiftçi emeğinin karşılığını zaten hesaplamıyor. Mazot, gübre, biçerdöver, nakliye, tohum… Bu şartlarda üreticinin kâr etmesi mümkün değil. Bu yıl yağışlar sayesinde verim arttı. Bazı üreticiler dekarda 50 ila 150 kilogram arasında daha fazla ürün aldı. Ancak bu artış sadece zararı bir miktar telafi ediyor, kâr sağlamıyor” diye konuştu.
“Çiftçiyi tarım aletleri ve traktörle değerlendirdiklerini” öne süren Kocabeyoğlu, “Diyorlar ki 3-5 milyon liralık traktörleri var. Ama çiftçi bunun ezikliğini 5 sene, 10 sene çekiyor. Devlet orada biraz sübvansiyon yapıyor. Onu fırsat bularak iyi makinelerle iyi tarım yapmaya çalışıyor. Çiftçi şu anda kar etmesi için ürünü artırma yoluna gidiyor. Eğer ürününde bir artırma yolu olursa birazcık kar edecek. Eğer ürününde bir artırma yoluna gidemezse zaten kar diye bir şey yok. Bu şekilde çiftçimiz de tarımdan usanıyor. Benim kaç tane arkadaşım tarlalarını tüm komple sattı” ifadelerini kullandı.
