Yöneticilik, Sağlık Çalışanları Arasında Gelir Dengesizliği Yaratıyor
Sağlık sektöründe yöneticilik pozisyonları bir zamanlar kariyer ve gelir açısından cazipken, bugün pek çok hekim için ciddi bir maaş kaybı anlamına geliyor. Sağlıkta yapılan taban ödeme düzenlemeleriyle birlikte yöneticilikle klinik görevler arasındaki gelir farkı kapanmış durumda. Hatta bazı durumlarda yöneticilik, dezavantajlı bir pozisyon haline gelmiş durumda.
Maaş Dengesi Tersine Döndü
Günümüzdeki gelir dağılımı sağlık sektöründe tartışma konusu haline gelmiş durumda. Bir aile hekimi ile il sağlık müdürünün neredeyse aynı maaşı aldığı ve hatta bazı durumlarda uzman hekimin, aynı kurumdaki başhekimi geçtiği biliniyor. Bu durum özellikle tabip yöneticiler açısından bakıldığında endişe verici bir boyuta ulaşmış durumda. Yöneticilik artık terfi olarak değil, ekonomik bir gerileme olarak görülüyor ve birçok sağlık çalışanı için cazibesini yitiriyor.
Diğer yönetici kadrolarında da benzer durumlar yaşanıyor. Hastane müdürleri ve müdür yardımcılarının maaşları, acil serviste ya da yoğun bakımda görev yapan hemşirelerle neredeyse aynı seviyede bulunuyor. Bu durum, yöneticiliğin mali ve mesleki anlamda çekiciliğini azaltıyor.
“Bilerek Talep Düşürülsün Diye mi?” Tartışması
Sağlık sektöründe yaygın bir görüş, bu maaş politikasının bilinçli bir şekilde yönetici olma talebini azaltmaya yönelik olduğu yönünde. Örneğin, siyasi ve idari bir güce sahip bir aile hekimi uzmanının il sağlık müdürü olmayı istemesi durumunda büyük bir gelir kaybı yaşayabileceği belirtiliyor. Bu durum, ileride hastanelerde başhekimlik pozisyonları için rekabet yerine kaçınma eğiliminin artabileceği endişelerini doğuruyor.
Asıl Problem: Liyakat Sorunu
Maaş dengesinin sağladığı iç denge savunulsa da, sağlık yönetimindeki temel sorun olan liyakat meselesi hala çözülememiş durumda. Özellikle tabip dışı yöneticilerin niteliği ve yetkinlikleri, eleştirilere konu olmaya devam ediyor. Yönetim becerisi ve akademik altyapıya sahip nitelikli personelin sistem dışına itilmesi, kurumsal kaliteyi olumsuz etkiliyor.
Sağlık sektöründe sınav ve kariyer basamaklarına dayalı bir sistem olmaması, yöneticiliği geçici bir meslek haline getiriyor. Her idari değişiklikte yönetiminde neredeyse tamamen yenilenmesi, kurumsal hafıza ve süreklilik kaybına yol açarak sağlık kurumlarında kırılganlık yaratıyor. Bu nedenle, bir bölümünün sınavla belirlenmesi halinde yöneticilerin seçilmesinin sağlık sektöründe bir dönüşüme yol açabileceği düşünülüyor.