MHP Genel Başkanı Bahçeli, MYK ile MDK üyeleri ve milletvekilleriyle bir araya geldi: (2)

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “14 Mayıs’ta milletimiz kesin iradesini sandıkta gösterecek, 7 sözde yardımcısı bugünden ilan edilen ve 6 artı 3 bacaklı masaya çivilenmiş bir Cumhurbaşkanı adayına asla izin ve icazet vermeyecektir. Kılıçdaroğlu’nun çabası ve çırpınışı beyhudedir, üstelik makus son 14 Mayıs’ta kendisini beklemektedir.” dedi.

Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ile Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyeleri ve milletvekilleriyle parti genel merkezinde bir araya geldi.

Bahçeli, basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında, Cumhur İttifakı’nın atacağı her adımın daha mutlu, daha huzurlu, daha güvenli bir Türkiye’ye doğru yol alış, daha müreffeh, daha zengin, daha kaygısız bir hayata yöneliş, daha adil, daha hakkaniyetli, daha paylaşımcı bir döneme başlangıç olduğunu söyledi.

Siyasetlerini, “korkaklara karşı cesurların direnci” olarak niteleyen Bahçeli, bu siyasetin ahlaksızlığa karşı namus timsallerinin direği, duruşlarının talana ve yalana karşı faziletin dirayeti, hainlere, eli kanlı teröristlere, zillete düşenlere, iç ve dış işgal cephesine karşı korku tanımayan bir duruş olduğunu ifade etti.

Mücadelelerinin en samimi ve saf duygularla mukaddesatlarına sahip çıkanların, irfanlı ve inançlı mücadele kararlılığı olduğunu dile getiren Bahçeli, “Her vatandaşıma çağrımdır, gelin bu haklı mücadeleye siz de dahil olun. Gelin bu tarihi görevde sizin de payınız olsun. İşbirlikçilere, soysuzlara, ruhunu satmış namertlere karşı bir olalım, diri olalım, el ele verip hep birlikte Türkiye gibi duralım. Kızılelma ülküsüyle kenetlenelim.” diye konuştu.

14 Mayıs 2023 tarihinin, söyledikleri için bir kader ve karar anı olduğunu belirten Bahçeli, bu tarihte hem 13’üncü Cumhurbaşkanının seçileceğini hem de 28’inci Dönem TBMM’nin belirleneceğini anımsattı.

“Bizim adayımız belli, kararımız nettir. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.” ifadesini kullanan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birinci hedefimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci döneminde de çok yüksek bir oy oranıyla seçilmesi, başarılı çalışmalarına ara vermeden devam etmesidir. İkinci hedefimiz, MHP’nin milletvekili sayısıyla siyasal destek seviyesini en çoklaştırmak, yıllardır layık olduğumuz hakkımızı milli iradenin oluruyla almaktır. Nihai arzumuz, Cumhur İttifakı’nın TBMM’de çok güçlü bir temsil imkanına kavuşmasıdır.

Türkiye’mize geniş katılımlı, kapsayıcı, demokratik nitelikli, milletimizin özlemlerini yansıtan, devlet ve millet dengesini titizlikle kuran bir anayasa kazandırabilmek için Cumhur İttifakı olarak TBMM’de nitelikli çoğunluğa ulaşmamız mecburiyet, parlak bir gelecek için de mükellefiyettir. Bunu milletimizle birlikte yapacağız, elbette başaracağız. Önemle altını çiziyorum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birinci beş yıllık dönemi muazzam icraat ve atılımların hayalden gerçeğe dönüşmesine sahne olmuştur. Türkiye, aradığı demokratik enerjiyi bu yeni sistemde bulmuştur.”

“‘Tek adam yönetimi’ diyenler yalancıdır”

Türk milletinin tarihiyle, kültürüyle, kimliğiyle, sosyolojisiyle uyumlu muazzam bir yönetim sistemini tercih ettiğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmişle geleceği buluşturan dinamik bir etaba geçtiğini aktaran Bahçeli, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne, ‘tek adam yönetimi’ diyenler yalancıdır, yıkım failleridir, yozlaşmış zihniyetlerdir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ‘istibdat, şahsım rejimi’ diyenler, utanmadan, sıkılmadan diktatörlük lekesi sürenler damgalı müfteridir. Türkiye, siyasi müflislerin havsalasının dahi alamayacağı bir seviyeye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile tırmanmıştır. Hakikat gün gibi ortadadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni hazırlayan Cumhur İttifakı, kabul edip onaylayan aziz Türk milletidir. Millet ne diyorsa boynumuz kıldan incedir. Milletin seçimini karalayanlar demokrasiyi ağızlarına alamaz, adaleti diline dolayamaz, ahlaktan da bahsedemez.”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye’nin dış politikada altın yıllarını yaşamaya başladığını ifade eden Bahçeli, siyasi ve ekonomik ablukaların birer birer kırıldığını, Orta Doğu’da, Uzak Doğu’da, Kafkaslar’da, Orta Asya’da, Afrika’da, Balkanlar’da, Ege ve Doğu Akdeniz’de söz geçiren, söz dinleten, egemenlik haklarından bir milim taviz vermeyen bir Türkiye gerçeğinin ortaya çıktığını kaydetti.

Bahçeli, otobanların, kara ve demir yollarının, havalimanlarının, köprülerin, tünellerin ve tüp geçitlerin yapıldığını, ülkenin dev bir şantiyeye dönüştüğünü, dünyayı mahvı perişan eden salgınla en tesirli mücadeleyi Türkiye’nin yaptığını, insan onuru ile insan ve toplum sağlığının esas alındığını söyledi. Bahçeli, dar ve sabit gelirli insanların enflasyon canavarına ezdirilmemesi amacıyla transfer harcamaların, mali ve sosyal desteklerin artan ölçeklerde sağlandığını, Türkiye’de hiç kimsenin aç ve açıkta bırakılmadığını, Türk Devletleri Teşkilatı kurularak Türk birliğinin ümitlerinin yeşerdiğini vurguladı.

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta iki tarafla aynı anda görüşen, barışın ve kalıcı çözümün müdafisi tek ülkenin Türkiye olduğunu, İstanbul Anlaşması ile Karadeniz Tahıl Koridoru’nun açıldığını, mağdur ve mazlum toplumlara el uzatıldığını, vicdan diplomasisiyle yardım köprülerinin inşa edildiğini dile getiren Bahçeli, bu kapsamda “doğruya doğru, yanlışa yanlış” diyen siyasi bir iradenin tecelli ve temerküz ettiğini belirtti.

Bahçeli, “Başkent Ankara” vizyonuyla dünyayı Türkçe okuma kararlılığının hayat bulduğunun altını çizerek “İhtilafları törpüleyen, işgallere direnen, darbelere göğsünü geren, hakkını yedirmeyen, hukukunu çiğnetmeyen, milli duruşunu incittirmeyen, onca sataşmaya, onca tuzağa, onca kara kampanyaya rağmen sağlam duruşunu bozmayan bir Türkiye görkemi hamdolsun vasat ve varlık bulmuştur. Kıbrıs Türklüğünü dünyaya anlatan, tanınması için geceyi gündüze katan, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nın gözlemci üyesi olmasına ortam hazırlayan, Karabağ’ın azatlık mücadelesinde Azerbaycan ile kol kola giren bir Türkiye hepimizin haklı gururu haline gelmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

-“Geçmişi masalda, geleceği falda görenleri ciddiye almıyoruz”

Bahçeli, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin faiz, kur ve enflasyon sacayağında yıkımını düşleyenlerin, yönetilemeyen bir ülke olmasının hesabını yapanların, sokakları karıştırmak suretiyle demokrasi dışı arayışları teşvik edenlerin alçakça kurgularına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte ve cumhurun iradesiyle aşılmaz bir sur çekilmiş, bütün oyunlar bozulmuştur.

Silik parayla yazı tura atanlara hiç aldırış etmiyoruz. Geçmişi masalda, geleceği falda görenleri ciddiye almıyoruz. Sahte demokratları, sanal özgürlük taraftarlarını elimizin tersiyle itiyor, önümüze bakıyoruz. Çıra gibi olup da isleri ışıklarından çok olanlarla meşgul olmuyoruz. Bundan sonra da olmama niyet ve kararındayız. Ayı olmayan, yıldızı kaybolan sansür edilmiş bir geceye değil, pırıl pırıl parlayan bir gündüzün güneşi olmaya talibiz, bunu da hak ediyor, layık olduğumuzu düşünüyoruz. Biz Cumhur İttifakı çatısı altında, cumhurun muazzez irade ve itibarıyla Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı gerçekleştirme, aynı zamanda lider ülke Türkiye’ye ulaşmaya söz veren, yemin eden vatan ve millet sevdalılarıyız.”

Bu hissiyat, bu heves ve hedefler sınırlarında ses hızıyla değil, ışık hızıyla çalışmayı sürdürdüklerini kaydeden Bahçeli, “Deprem felaketini yaşadığımız zaman dilimini hariç tutarsak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerine bütün imkan ve inancımızla hazırlık yaptık. Gerekli ve yeterli zihni ve siyasi demlenme sürecini ziyadesiyle yaşadık. Karşımızda utanç duvarı gibi duruş gösterenlerin çalımını bozmak, onlara yenilgi üstüne yenilgiyi tattırmak için milletimizle tek yürek olduk.” diye konuştu.

“14 Mayıs seçimlerini riske atmayacağız”

Bahçeli, 2021’de yaptıkları bölge toplantıları ile “Adım Adım 2023, İl İl Anadolu” temalı toplantılar başta olmak üzere partinin diğer çalışmalarına değinerek “Durmayacağız, bundan sonra da çalışmaya, bire bir temasa, her insanımızla buluşmaya devam edeceğiz. 14 Mayıs seçimlerini riske atmayacağız ve ‘aziz milletim sıra sende’ diyeceğiz. Üzerimize ne düşüyorsa, gücümüz neye yetiyorsa yapacağız, elhak nefes alır gibi çalışmayı sürdüreceğiz.” dedi.

Bahçeli, MHP ve Cumhur İttifakı’nın ulaşacağı sonucun, büyük bir adanmışlıkla yürütülen çalışmaların, gece gündüz demeden harcanan emeklerin, hane hane gezilerek yapılan görüşmelerin, sokaklarda, meydanlarda, çarşılarda, tarlalarda, fabrikalarda dökülen alın terlerinin ve göz nurlarının muhterem eseri olacağını belirtti.

Partilerine verilecek her destek ve her oyun kendileri için siyasi namuslarının bir belgesi olduğunu ifade eden Bahçeli, MHP ile Cumhur İttifakı’na verilecek her desteğin Türkiye’yi kanatlandıracağının ve milli hedeflere ulaşma azmini kamçılayacağının altını çizdi.

“Zillet ittifakı krizdir, kaostur, kamburdur, kangrendir”

Bahçeli, 14 Mayıs’ta kazananın millet, Türkiye, Cumhur İttifakı ve istikbal olacağını söyledi.

MHP ve Cumhur İttifakı’nın her siyasal hamlesini sonuç odaklı planlayıp uyguladığını belirten Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“14 Mayıs seçimleri, istiklalimizi korumak ve kuvvetlendirmek için muhteşem bir istikbalin temelini kazan cumhur iradesiyle, dış güçlere paryalık ve payandalığa bel bağlamış zillet ittifakı arasında geçecektir. CHP’nin başını çektiği zillet ittifakı Türkiye’nin hedeflerini kırmak, büyüme ve gelişme azmini kundaklamak için son kozlarını oynamaktadır. Zillet ittifakı krizdir, kaostur, kamburdur, kangrendir, kabahattir, karamsarlık siyasetidir. Mezkur ittifakın ortak paydasında buluşan her bir parti koltuk ve makam derdindedir. 2 Mart’tan 6 Mart’a kadar geçen cepheleşme ve olmayan rantın paylaşım kavgası bunun işaretidir.

14 Mayıs’ta milletimiz kesin iradesini sandıkta gösterecek, 7 sözde yardımcısı bugünden ilan edilen ve 6+3 bacaklı masaya çivilenmiş bir Cumhurbaşkanı adayına asla izin ve icazet vermeyecektir. Kılıçdaroğlu’nun çabası ve çırpınışı beyhudedir, üstelik makus son 14 Mayıs’ta kendisini beklemektedir. Yine Kılıçdaroğlu şahsıyla birlikte diğer parti başkanlarının alayını birden uçurumun dibine çekecek, siyaseten silip atacaktır. Allah’ın izniyle, milletimizin takdiriyle zillet kaybedecektir. Karar milletimizindir, kayıp zilletindir, zafer cumhurun olacaktır.”

Bahçeli, yarın İstiklal Marşı’nın kabul edilişinin 102’nci yıl dönümü olduğunu belirterek “Büyük vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle ve minnetle yad ediyorum.” dedi.

Devlet Bahçeli, MDK ve MYK üyeleri ile milletvekillerine üzerinde “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı anısına” yazılı plaket hediye etti.

(Bitti)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*