Bağırsak mikrobiyomu; sindirim sistemimizde yaşayan binlerce tür bakteri ve mikroorganizmadan oluşuyor ve kanser, uykusuzluk, kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve erken doğum gibi pek çok sağlık problemiyle ilişkili. Bu nedenle mikrobiyom dengesinin bozulması ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
Araştırmacılar, 1.076 kimyasal kontaminantı 22 bakteri türü üzerinde test etti. “Sonsuza dek kimyasallar” olarak bilinen PFAS’lar da dâhil olmak üzere, tarımda kullanılan pestisitler, plastiklerde ve alev geciktiricilerde bulunan endüstriyel maddeler bağırsak bakterilerine zarar veren kimyasallar arasında yer aldı. Bu maddeler genellikle yiyecek, su ve çevresel maruziyetler yoluyla vücuda giriyor.
Çalışmanın yazarlarından Cambridge Üniversitesi araştırmacısı Indra Roux, bazı maddelerin beklenenden çok daha güçlü etki gösterdiğini belirtti. Roux, alev geciktiriciler ve plastikleştiriciler gibi günlük hayatta temas edilen birçok kimyasalın canlı organizmalara zarar vermediğinin sanıldığını, ancak testlerde bunun doğru olmadığını vurguladı.
Bu kimyasallara gerçek hayatta ne kadar maruz kalındığı ya da bağırsak sağlığını ne ölçüde etkilediği ise hâlâ belirsiz. Ancak önceki çalışmalar, çevresel kirleticilerin mikrobiyotayı değiştirerek obezite ve insülin direncine yol açabileceğini gösteriyor.
Laboratuvar testlerinde bazı bakterilerin kimyasallardan kaçınmak için fonksiyonlarını değiştirdiği, bunun sonucunda antibiyotik direnci geliştirdiği de gözlendi. Bu durum insan bağırsağına yansırsa, enfeksiyonların tedavisini zorlaştırabilir ve küresel çapta büyüyen antimikrobiyal direnç tehdidine katkıda bulunabilir.
Araştırmacılar, kimyasallar için yapılan güvenlik testlerinin genellikle yalnızca hedef etkilere odaklandığını, ancak bağırsak bakterileri üzerindeki etkilerin de değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Çalışmanın yazarlarından Stephan Kamrad, yeni kimyasalların güvenlik kontrollerinde bu etkilerin mutlaka hesaba katılması gerektiğini ifade etti.
Bilim insanları, laboratuvar sonuçlarının gerçek dünyada bağırsak sağlığını nasıl etkilediğini anlamak için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Bu süreç devam ederken, uzmanlar pestisit kullanımından kaçınılmasını ve meyve-sebzelerin tüketilmeden önce iyice yıkanmasını öneriyor.