“`html
Suriye’de, Geçiş Yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan askeri ve idari entegrasyon anlaşması, dünya genelinde “tarihi bir aşama” olarak değerlendirildi. 18 Ocak’ta başlayan ateşkes sürecinin ardından gelen bu mutabakat, önde gelen ülkeler tarafından memnuniyetle karşılandı.
ABD: “Tarihi bir aşama”
Amerika Birleşik Devletleri, anlaşmanın en önemli destekçisi ve garantörü olarak öne çıkıyor.
ABD Suriye Özel Elçisi Tom Barrack, yaptığı resmi basın açıklamasında şunları belirtti:
“Bugün ulaşılan mutabakat, Suriye’nin ulusal birleşme ve kalıcı istikrar yolundaki önemli bir aşamadır. Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve vatandaşlarının haklarını koruma adına bu süreci tüm gücümüzle destekliyoruz.”
The Washington Post, gelişmeleri Barrack’ın bakış açısıyla aktardı:
ABD elçisi, Şam ve Kürt güçleri arasındaki nihai entegrasyon anlaşmasını “tarihi bir aşama” olarak değerlendirdi.
Reuters, Washington’un Şam’a olan yaklaşımındaki değişimi vurguladı:
“SDG, Suriye ordusunda yer almayı kabul ederken Washington’un Şam’a yönelişinin bir göstergesi.”
Fransa: “Kürtlerin hakları öncelikli”
Fransa, askeri entegrasyonu desteklerken, Kürtlerin kültürel haklarını da ön plana çıkardı.
Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Fransa, SDG ve Suriye hükümeti arasındaki anlaşmayı, kuzeydoğu Suriye’deki şiddetin sona ermesi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor. IŞİD ile mücadelenin yanında, ortaklarımızın haklarının korunması en önemli önceliğimizdir.”
Fransız gazetesi Le Monde, uzlaşma haberini “ulusal birlik adımı” olarak manşetinde duyurdu.
Suriye: “Kürt güçlerin entegrasyonu anlaşması, ulusal birliğe doğru bir adım”
Birleşik Krallık: “Barışçıl entegrasyonun önemi”
Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı insani yardım koridorlarının sürekliliğine vurgu yaptı. Bakan Yvette Cooper, şu açıklamayı yaptı:
“Suriye’nin kuzeydoğusunun birlik ve egemenliğe yönelik barışçıl entegrasyonu konusunda bu müzakerelerin sonuçlarını olumlu karşılıyoruz. Bölgesel güvenlik ve terörle mücadelede boşluk oluşmaması için bu sürecin takipçisi olacağız.”
Almanya: “Sivil yönetim ve Kürtçe’nin tanınması önemli”
Almanya, özellikle Kürtlerin anayasal hakları ve mültecilerin geri dönüşü konularına dikkat çekti.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Serap Güler, yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
“Haseke ve Kamışlı’da kurulan sivil yönetim ve Kürtçe haklarının tanınması gibi maddeler içeren bu mutabakat, Suriye’nin geleceği için umut vericidir. Almanya, bu anlaşmanın uygulanmasını dikkatle izlemek için hazırlıklıdır.”
İtalya: “Gerilim azaltan diyalog önemlidir”
İtalya, bu anlaşmanın bölgesel gerilimi azaltacağını ve Akdeniz bölgesinde güvenliği artıracağını belirtti.
İtalya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“İtalya, Suriye’nin toprak bütünlüğünü güçlendiren tüm diyaloğu desteklemektedir. Bu mutabakatın insani durumun iyileştirilmesine katkıda bulunmasını umuyoruz.”
Rusya: “Kararlı diplomasi sonucu”
Rusya, varılan uzlaşmayı “Suriye modelinin başarısı” olarak tanımladı. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:
“Şam ve Kürt liderliği arasındaki bu anlaşma, toprak bütünlüğünün korunmasında Rusya’nın sürdürdüğü kararlı diplomasinin bir ürünüdür.”
Çin: “Yatırım için fırsat”
Çin, anlaşmayı “Kuşak ve Yol” projesinin bir parçası olarak değerlendirirken, ekonomik işbirliğine vurgu yaptı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, şu açıklamalarda bulundu:
“Çin, Suriye’deki ulusal uzlaşıyı takdirle karşılıyor ve bu süreçte ekonomik kalkınma için her türlü desteği vermeye hazırdır.”
Japonya: “İnsani yardıma devam”
Japonya, anlaşmanın insani yardım faaliyetlerine katkı sağlayacağını belirtti.
Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, şu haşiyeleri vurguladı:
“Japonya, bu kapsamlı anlaşmanın Suriye’de kalıcı barışı sağlaması konusunda memnuniyet duyuyor ve insani yardım projelerine devam edecektir.”
“`