Aydilge: Yanımdayken bile burnumda tüten canım eşim

Aydilge, 2018 yılında keman sanatçısı Utku Barış Andaç ile nikah masasına oturmuştu. Şarkıcı, modacı Hanse Altın imzalı, 17’nci yüzyıl Barok Dönemi’ne ait gelinlik giymişti.

Aydilge daha önce yaptığı açıklamada “Biz sadece şimdiki hayatlarımızda değil, geçmiş yaşamlarımızda da bir arada olduğumuza ve birbirimizin ruh eşi olduğumuza inanıyoruz. Bu yüzden de 17’nci yüzyıl Barok dönemine ait özel bir konsept hazırlattık” demişti.

Aydilge ve müzisyen Utku Barış Andaç, Instagram’dan evlilik yıl dönümlerine özel duygusal bir paylaşımda bulundular.

“1461. KEZ EVLENİYORUZ”

Çift, düğünlerinde çekildikleri fotoğrafları yayınladı. Aydilge ve Andaç, yaptıkları ortak paylaşımlarda ise “Biz bugün 1461. kez evleniyoruz. Tam dört yıl oldu ve her gün yeniden aşka geliyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Çift, daha sonra “Dizilerdeki, sabah programlarındaki, magazin dünyasındaki tuhaf aşklar, bir yıl sevip ardından nefret edenler, ‘Erkekler aldatır.’ diye ahkam kesenler, ‘Kadınlar zengin koca ister.’ diye genelleme yapanlar var mı var. Ama aşk da var. İnanmaktan asla vazgeçmeyin. Yanımdayken bile burnumda tüten canım eşim, beni inandırdığın, sonsuz sevgilim olduğun için binlerce teşekkürler.” notunu düştü.

Aydilge ve eşinin yaptığı paylaşıma şarkıcı Çelik ve oyuncu Arzu Yanardağ gibi ünlü isimler de yorum yaptı.

“AŞKIMIN BÜYÜKLÜĞÜNÜ ANLATMAK İSTEMİYORUM”

Ünlü şarkıcı, eşiyle evliliklerinin üçüncü yıl dönümlerinde yaptığı paylaşımda da duygusal bir yazı kaleme alan ve aynı zamanda takipçilerine evlilikle ilgili tavsiyelerde bulunmuştu.

Aydilge, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Bizim evlilik yıl dönümümüz… Üç yılı geride bıraktık. Buradan eşime övgüler düzüp, aşkımın büyüklüğünü anlatmak istemiyorum. Çünkü bunu Instagram’dan özlü sözler dökerek değil, gözünün içine bakarak ve kalbimi ortaya koyarak yapmayı tercih ediyorum. Ama evlilikle ilgili bazı paylaşmak istediklerim var sizlerle. Bunlar benim düşüncem tabii, ama belki size de iyi gelir…

-‘Evlilik aşkı öldürür!’ derler. Evlilik değil, insanlar öldürür aşkı ve kendilerini suçlamamak için evliliği suçlarlar.

-Evlilik, hayatını eşin üzerinden yaşayıp, kendi varlığını unutmak değildir. Eşinin sustuklarını da duyabilmektir.

-Birbirine içini dökebilmek ve dökülenleri beraberce toplamaktır.

-‘İnceldiği yerden kopsun!’ demek yerine, birbirinin incindiği yerleri bulup iyileştirmektir.

-Evlilik, kendi içinde halledemediğin komplekslerini, eşini maddi manevi hırpalayarak bastırmaya çalışmak değildir.

-Yüzleşemediğin eksiklerini, eşinin sevgisi ve ilgisiyle uyuşturmak değildir.

-Birbirine bağlı olmak ama bağımlı olmak değildir.

-Çocuk doğurma merkezi değildir.

-Aile büyüklerinin beklentilerini karşılama merkezi de değildir.

-Kendin olmaktan vazgeçmeden artık sadece kendin değil, aynı zamanda bir çift olduğunu da hatırlamaktır.

– ‘Müziğin sesini duymayanlar, dans edenleri deli sanıyor.’ der Nietzsche. Evlilik işte bizi dans ettiren o muhteşem bestedir.

 

 

 

 

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.