Gürültü kirliliği kalp ve damar sağlığını etkiliyor

Gürültü Kirliliği ve Sağlık İlişkisi

Doğal olmayan yollarla ortaya çıkan, yüksek şiddetli, uzun süreli seslere ‘gürültü kirliliği’ adı veriliyor. Özellikle günümüz büyükşehirlerinin en önemli problemlerinden biri olan gürültü kirliliği insan ve hayvan yaşamını yakından ilgilendiriyor, yaşam kalitesini bozuyor.

Devamlı maruz kalınan gürültü kirliliğinin işitme kayıplarına yol açtığı ve psikolojik açıdan zararlı olduğu biliniyordu. Ancak son yıllarda en az hava kirliliği kadar kalp damar sağlığı için de risk oluşturduğu ortaya çıktı.

Kaynak çok, gürültü fazla

Trafikteki araçların motor, fren, egzoz ve korna sesleri, acil durum sirenleri, tamirat ve inşaat çalışmaları, açık alanlara yapılan müzik vb. yayınlar, beyaz eşyaların çıkardığı sesler, üretim yapılan atölyelerden yayılan gürültü, spor karşılaşmaları, düğün, toplantı, eylem gibi sosyal organizasyonların tamamı şehirlerin gürültü düzeyini artırıyor.

Uykuyu bozması, tansiyonu etkilemesi gibi nedenlerle kronik uyku sorunlarına, iskemik kalp rahatsızlıklarına neden olduğu ifade ediliyor. Türkiye için de konu çok önemli çünkü TÜİK rakamlarına göre 2023’te ölümlerin yüzde 33,6’sı, 2024’te ise yüzde 36’sı ‘dolaşım sistemi hastalıkları’ nedeniyle meydana geldi. Türkiye’de vefat eden her 10 kişiden yaklaşık 4’ü kalp damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor.

Kalp ve damar hastalıkları en yaygın ölüm nedeni

Medipol Mega Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Demir, “Kalp ve damar sağlığı çok önemli çünkü Türkiye’de olduğu gibi dünyada da ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Kalp-damar sistemi tüm organları besleyen ana yaşam hattıdır. Bu artık tartışmasız bir bilimsel gerçek. Gürültü kirliliği, hava kirliliği kadar önemli ve bağımsız bir kalp-damar risk faktörüdür. Özellikle trafik ve çevresel gürültüye uzun süre maruz kalan kişilerde kalp hastalıkları daha sık görülüyor.

Uzun süre gürültüye maruz kalmak tehlikeli

Gürültü, vücudu sürekli alarm halinde tutuyor. Sempatik sinir sistemi aktive oluyor ve stres hormonları artıyor. Damar iç yüzeyinde hasar gelişiyor ve damar sertliği hızlanıyor. Aynı zamanda uyku düzeni bozuluyor, kalbin dinlenmesini engelleniyor. Tüm bu süreçler zamanla tansiyon yükselmesine, damar tıkanıklığına ve kalp yetmezliğine zemin hazırlıyor.

Gece gürültüsünü azaltmak önemli

Prof. Dr. Demir, korunma konusunda ise şunları söylüyor:

“Gürültü, önlenebilir bir risk faktörüdür. Ev ve iş yerlerinde ses yalıtımına dikkat etmek, özellikle gece gürültüsünü azaltmak ve uyku hijyenini korumak çok önemli. Sürekli gürültülü ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak ve sessiz, doğal alanlarda zaman geçirmek kalp sağlığı açısından koruyucu etki sağlar. Gürültüye alıştığımızı düşünsek bile kalp ve damar sistemimiz alışmaz. Özellikle gece gürültüsü, fark edilmeden kalbi ve beyni yorar. Sessizlik, sadece ruhsal değil, kalp ve damarlar için de gerçek bir iyileştirici ortamdır.”

Hangi önlemler alınabilir?

Şehir yaşamının getirilerinden vazgeçmek kolay olmasa da alınabilecek bazı önlemlerle gürültü kirliliğinden korunabilmek de mümkün. Bunlardan bazıları şöyle:

  • Trafikte zorunlu haller dışında korna kullanmamak, araç bakımlarını yaptırmak,
  • Daha yumuşak ve sessiz lastikler kullanmak,
  • Bireysel araç yerine toplu taşıma tercih etmek,
  • Ses sistemlerini yüksek ayarda kullanmamak ve kullandırtmamak,
  • Daha az gürültü üreten elektronik cihazlar tercih etmek,
  • Binalarda ısı yalımı gibi ses yalıtımı olanları tercih etmek,
  • İşyerinde gürültü önleyici tedbirler almak,
  • Havai fişek gibi yüksek gürültü kaynaklarını kullanmamak,
  • Hava alanı gibi konumlardan uzakta konut tercih etmek,
  • Sanayi ve endüstri bölgeleri dışında, şehir merkezinden uzak semtlerde yaşam alanlarını tercih etmek.