1990’larda PC oyun dünyasında büyük bir değişim yaşandı. Myst, CD-ROM teknolojisinin sınırlarını zorlayan ilk oyun olarak dikkat çekti. Bu başarı, PC multimedya oyunlarının popülerliğini artırdı. Hollywood’un dev isimleri de oyun sektörüne ilgi gösterdi. Steven Spielberg ve Shaw Brothers gibi güçlü isimler, video oyunlarının geleceğini doğru tahmin etti.
Ancak, çoğunlukla FMV odaklı projelerin hedefi tutturamadığı görüldü. Yine de, 90’ların ortasında, PC oyunları için ilginç bir dönem yaşandı. Bu dönemin en ilginç projelerinden biri, Time Warner Interactive ve ünlü şair William S. Burroughs’un işbirliğiyle doğan The Dark Eye adlı oyundu.
The Dark Eye, 1995 yılında piyasaya sürüldü ve klasik bir macera oyunu ile edebi bir deneyim arasında gidip geldi. Oyun, tuhaf amca Edwin’i ziyaret edip soğuk ve ürkütücü bir malikanede dolaşırken skandal aile sırlarını ortaya çıkardığınız bir yapım olarak öne çıktı. Rüya gibi atmosferi ve stop-motion animasyonlarıyla benzersiz bir deneyim sunan oyunda, William S. Burroughs’un anlatımı da unutulmazdı.
The Dark Eye adlı oyun, yıllar sonra Steam’de resmi bir sürümle geri dönüyor. Ancak artık yeni bir isimle: “Edgar Allan Poe’s Interactive Horror: 1995 Edition.” Oyun, nostaljik bir hava yaratırken, eski PC oyunlarının tekrar popüler hale gelmesine katkıda bulunuyor. Son dönemde eski oyunların modern donanımlara uyarlanarak tekrar piyasaya sürülmesi trendi hızla yayılıyor. Tomomi Sakuba’nın karanlık vizyonuna sahip Garage: Bad Dream Adventure gibi yapımlar da yeni nesillerle buluşuyor. Bu eğilim, kült PC oyunlarının yeniden keşfedilmesine yardımcı olacak gibi görünüyor.